10 Ağustos 2017: İstanbul – Londra

Bu macera, Nisan ayında THY’nin bir kapmanyasında 540 TL gidiş dönüş Londra bileti bulmam ile başladı. Okulda yürüttüğümüz bir projeden dolayı mart ayında alınmış 6 aylık multi UK vizesinden dolayı zaten kampanyaları takip ediyordum. Ağustos ayı gibi sıcak bir sezonda bu fiyata böyle bir bileti kaçırmak yazık olurdu.

Uçuş 10 Ağustos sabah 07.10 Atatürk Havalimanındandı. Burada en zor şey sabah 4-5 arası Atatürk’e ulaşım konusuydu. Çok ilginç bir bilgi, o saatte oraya herhangi bir toplu taşıma ya da özel servis yok. Metro gece 12 de bitiyor. Taksimden sabah 4’te başlayan bir otobüs firması var. O arada tek imkan taksi. Ama ilginç birşey oldu. Bir otobüs firmasının müşteri hizmetlerini aradım ve servis olmadığını öğrendim, aynı firmadan bilet alırken yazıhaneye sordum ve aynı cevabı aldım, otobüste şöföre sordum ve o da servis yok dedi. Esenlerde otobüsten indim ve 5 m ilerde servis kalkıyor diye bağırdı birisi:))) Şans.

Lonrda Gatwick havalimanına indiğimde saat 09.45’ti. yanımda sadece kabin çantası olduğu için hızlıca pasaporttan geçtim ve şehre en ucuz ama trenden 25dk daha uzun süren otobüz biletimi aldım. National Express Victoria otobüs garajına çok sık kalkıyor. Ücret 10 pound.

 

Londra:

Görmeden ve Yapmadan gelme.

(NOT: Aşağıdaki yerlerle ilgili fikir ve önerilerimi, bir yerlerden kopyala yapıştır yapmadan, kısaca kendi görüşlerimi yansıtacak şekilde yazacağım. Biraz zaman alacak ama başladım bile. Elbette Londra muhteşem bir dünya başkenti ve gezecek görecek daha yüzlerce yer var ama ben sadece kendi gördüğüm yerlere değineceğim. Yorumlar kısmında soru, öneri ve tecrübelerle bu sayfayı daha da zenginleştirebiliriz).

  • Covent Garden: Bence şehrin ruhunu yansıtan en önemli noktalardan biri. Kapalı pazar yerindeki yöresel lezzetler, en kaliteli sokak gösterileri, tipik İngiliz ve İrlanda barları, bir yerlerden yükselen canlı müzik sesleri, hemen yanı başındaki London Transport Museum ve yürüme mesafesindeki popüler yerler ile tüm günü geçirebileceğiniz rekli bir meydan.
  • China Town: Biri birinden değişik tatlar ve renkler. China Town ama çin mutfağının yanında Hint, Sri Lanka ve diğer uzak doğu mutfaklarından da yemekler bulabileceğiniz rengarenk sokaklar ve kapılarında kuyruk olan restoranlarla dolu bir bölge. Bir şeyler yemeyecekseniz bile mutlaka görmeniz gereken bir yer. Leicester Square’de, M&M çikolata mağazasının hemen yanından kuzeye doğru uzanan caddeden giriş yapabilirsiniz. Oldukça merkezi bir konumda.
  • Soho: Londra’da West End’in kalbinde yer alan bölge kentin eğlence merkezlerinden biri. Farklı tarzlarda pub, club ve gösteri merkezleri var.
  • Picadilly Circus: Londra’nın ikonik meydanlarından birisidir Picadilly Circus. Renkli ve ışıklı reklam panolarıyla süslenmiş binaları ve Shaftesbury Anıt çeşmesiyle aynı zamanda bir buluşma ve hatıra fotoğrafı çekilme yeridir. Şehre gelenlerin gezmeye başlamak için başlangıç noktalarından biridir. Heathrow havaalanından direkt olarak Picadilly Line (Mavi hat) ile doğrudan ulaşabilirsiiniz.

IMG_4471

  • Camden Town: Offff, ben Londra’ya dördüncü gidişimde ancak gidebildim ama daha önce gitmediğime çok pişmanım. Lonrda’nın bence en renkli ve kültürel noktalarından birisi bence. Camden Market’de biri birinden farklı ülkelere ait mutfaklardan yemekler yiyebileceğiniz gibi, Londra’nın genelinden daha ucuz alışveriş yapabileceğiniz hediyelik eşya ve tekstil ürünlerinin bulunduğu dükkan ve tezgahlar  yer alıyor. Görmeden gelmeyin sakın.
  • Notting Hill: Londra’nın ruhunu yansıtan ve genellikle Londra’lıların yaşadığı renkli bu semt, Hyde Park’ın kuzey batısında, oldukça merkezi bir konumda. Kendine özgü tasarımlı evler, sessiz ve geniş sokaklar rengarenk dükkan tabelalarıyla süslenmiş.. Notting Hill deyinyince akla ilk gelen, başrollerini Hugh Grant ve Julia Roberts’ın oynadığı ve neredeyse tüm sahneleri bu semtte geçen Notting Hill filmi. Hatta filmde geçen Kitap Dükkanı (Hotting Hill Book Shop) hala orada ama Julia Roberts’ın yaşadığı evin meşhur mavi kapısı birkaç sene önce sahibi tarafından zengin bir İngilizi işadamına satılmış. Şu sıralar ev de satılık ama ilanda “Kapı dahil değildir” diye not düşmüşler:)) Notting Hill’e eğer Hyde Park tarafından girdiyseniz, Portobello Market’e kadar yürümenizi tavsiye ederim.
  • Portobello Market: Şehirdeki en büyük ve en renkli pazarlardan birisi olan Portobello Market, Portobello caddesi üzerinde kurulan, dünya mutfaklarından yemekleri bulabileceğiniz, ayrıca tekstil, hediyelik, elektronik, antika gibi birçok şeyin satıldığı kalabalık bir sokak pazarı. Metro ile gidilecekse in iyi seçenek Ladboke Grove İstasyonunda inip pazarı Notting Hill istikametine doğru geçmek. Metrodan inince tabelalar sizi zaten yönlendiriyor.
  • Oxford Street: Londra şehir merkezini batıdan doğuya, bir baştan bir başa geçen en renkli alışveriş caddelerinden biridir. Üzerinde büyüklü küçüklü birçok mağaza bulunan caddede Debenhams ve Primark en popüler olanlarındandır.
  • Trafalgar: Şehrin kalbindeki bir çok gösteri, proteso, konser ve organizasyon’un gerçekleştirildiği kapalı meydanın kuzeyinde National Gallery  var. Meydanda dört bronz heykel ve ortada 1805’te Trafalgar savaşını kazanan Amiral Nelson sütunu var. Meydan birçok insanın buluşma ve dinlenme yeri. Metro ile gideceklerin Charing Cross istasyonunda inmesi gerekir.
  • Brough Market: Southbank üzerinde bulunan Brough Market gittiğimizde (pazar günü) kapalıydı. Büyük bir sebze-meyve, yiyecek ve içecek pazarı.
  • London Eye: Giriş ücreti öğrenci 19, yetişkin 25 pound. Ama birkaç etkinlik için combo biletler var. Tavsiyem eğer mesela Madame Tussaud’s ve Londen Eye yapacaksanız ikili combo bir bilet alın. Tek tek aldığınızda 50 pound ödeyeceğiniz biletlere toplam 35 pound ödeyerek sahip olabilirsiniz.
  • Tower Bridge: 1800lü yılların sonlarında, doğu Londra’da nüfusun artmasıyla ortaya çıkan köprü ihtiyacı sonrası, yapımı 1894’te tamamlanan ve Londra’nın en ikonik yapılarından olan köprü Victorian Gothic tarzındadır. Kuleleri içinde gizlenmiş mekanik sistem sayesinde açılıp kapanan köprünün rampaları 83 dereceye kadar kalkıyormuş. Önceleri günde 50 kez açılan köprü, günümüzde yılda 1000 kez açılıyormuş. Planlı açılış saatleri, köprünün resmi sitesinde mevcut. Köprüde mekanik odası, müze ve sergi salonunu gezebilir, turlara katılabilirsiniz. Giriş ücretleri şöyle:
    Yetişkin £9.80
    Çocuk (5-15) £4.20
    Engelli yetişkin £6.80
    Engelli çocuk (5-15) £3.00
    1 yetişkin & 2 çocuk £15.30
    2 yetişkin & 1 çocuk £19.50
    2 yetişkin & 2 çocuk £22.00
    2 Yetişkin & 3 çocuk £24.50
    2 Yetişkin & 4 çocuk £27.00
    5 yaş altı Ücretsiz

  • Tower of London
  • London Dungeon
  • Marble Arch
  • Speakers’ Corner
  • Southbank
  • Victoria
  • Earls Court
  • Harrod’s
  • Paddington
  • Golden Jubilee Bridge
  • Sheakspear’s Globe
  • Westminister Bridge
  • London Eye
  • Houses of Parliament
  • Westminister Abbey
  • St. Paul’s Cathedral
  • Buckhingam Palace
  • Hyde Park
  • Green Park
  • St. James’s Park
  • 10 Downing Street
  • Horse Guards Parade
  • Leicester Square
  • Waterloo
  • The National Gallery
  • Science Museum
  • Natural History Museum
  • Madame Tussaud’s
  • The Sherlock Holmes Museum
  • Ben’s Cookies
  • Tortilla