Durun durun! Bu sefer de Adana’ya değil.  Yeni bir yolculuktan bahsetmeyeceğim. Eski bir macera sadece. Bir bakıma anı yazısı olacak. Bakalım neler çıkacak.

20170909_093052_resized

Yıl 1996. Üniversite öğrencisiyim ve yaz tatilinde Kuşadasın’da çalışıyorum. Bana ucuz ama yerel yemekler deneyebileceği bir restoran sormak için yanımda duran bir bisikletçiyle tanıştığım an kafamda şimşekler çaktı. Adam İsviçreli bir doktordu ve kendine 1 yıllık bir tatil vermişti. Bisikletiyle İsviçre’den Hindistan’a gidiyordu. O an dedim ki ” Ben de yapacağım”. Sadece birkaç gün sonra, beraber çalıştığımız müzisyen arkadaşım Cem’in Bianchi marka mor bisikletini satın aldım. 3 yaşında bir bisikletti ve bakıma ihtiyacı vardı. O yazın sonlarıydı ve bisikletimi bırakıp Adana’ya okula dönmek zorunda kaldım. Tabi ki her zamanki gibi otobüsle… Ama bir sonraki yaz öyle olmayacaktı.

1997 yazı işten vakit bulduğumda, bisiklet üzerinde antrenmanlar ve hazırlıklarla geçti. Ama uzun yol bisikletçiliği ile ilgili hiç bir bilgi ya da tecrübeye sahip değildim. Nerede kalınır, nasıl beslenilir, ne taşınır, nelere dikkat edilir bilmiyorum.  Ve tam da ihtiyacım olduğu bir dönemde, en doğru kişiyle tanıştım. Hollandalı bir turist çalıştığım gazete bayisine geldi ve bir gazete aldı. Çıkarken bisikletimi sordu. Rabobank’ta çalışıyormuş ve o yıl Rabobank ve Bianchi, Fransa Bisiklet Turu’nda Hollanda takımının sponsoruymuş. Bayan kendisi de uzun yol bisikletçisiymiş. Biraz konuştuktan sonra sanırım halime acıdı ve benden adresimi istedi. birkaç hafta sonra postacı kocaman bir zarf getirdi. İçinde bir mektup, sayfalarca fotokopi ve bir kitap. İhtiyacım olan ne varsa…

20170909_110611_resized

Yola çıkmadan 1 hafta önce üniversiteden sınıf arkadaşım Kamber’i aradım ve yola çıkmadan bir gün önce bisikletini otobüse atıp Bursa’dan geldi. 18 Eylül 1997’de sabah 5’te yola çıktık.

Bisikletle Kuşadası’ndan Adana’ya: 14 gün ve 1450 km.

rota

Gezimin detaylarını yazmayacağım. Tuttuğum günlük sayfalar dolusu ve her detayı yazmışım. Kısaca anlatmak gerekirse, benim için bir bisiklet turundan çok daha fazlasıydı bu yolculuk. Daha önce hiç denemediğim bir şeyi denemek, hayalimi gerçekleştirmek, herkesin yapamazsın dediği bir şeyi yapmak, daha önce hiç görmediğim yerleri mümkün olan en güzel şekilde görmek, keşfetmek, gezmek, hayatımın en güzel tatillerinden birini yapmak, bir çok güçlüğün üstesinden gelmek, vücudunun nelere dayanabildiğini görmek, sınırlarını keşfetmek, güzel insanlarla tanışmak, başkalarına ilham vermek ve daha bir çok şey. Bütün bunların yanında Adana’ya gitmek için ödediğim otobüs parasından kâr etmek de var tabi.

Yolculuktan notlar:

  • Yolculuk 14 gün sürdü. Günlük ortalama 110 km pedal çevirdik. bir günde yapılan en uzun mesafe 148 km, en kısa 70 km idi.
  • Bodrum’dan Datça’ya feribotla geçtik, böylece hem Bodrum, Marmaris ve Datça güzergahını yapmış olduk hem de aynı güzergahı tekrar geri dönmekten kurtulduk.
  • Datça’da Körmen Limanında Murat adında bizim gibi bir üniversite öğrencisiyle tanışıp bahçelerinde kamp kurduk, harika sohbet ettik, Fethiye-Kalkan arasında köylü bir çiftin kocaman ceviz ağaçlarının altına çadırımızı kurduk, ikram edilen koca bir tepsi, çeşit çeşit yemeği geri çevirmedik.
  • Sadece 1 gün sürmedik. Köprülü Kanyon’da sınıf arkadaşımız Ercüment bir Rafting şirketinde bot rehberiydi. Onu ziyaret edip bir gün yanında kaldık. Rafting yaptık. Tatil içinde tatil oldu.
  • Köyceğizde zincir attı, Marmaris Çetibeli’nde fren teli koptu, Tarsus-Adana arasında ön tekere çivi battı. Yapılan mesafe düşünüldüğünde sorunsuz bir yolculuktu.
  • Normalde insanların arabayla yanından geçerken farkına bile varmadıkları muhteşem koylarda yüzdük, harika sahillerde kamp kurduk.
  • Fethiye-Ölüdeniz ve Kaş-Demre arasındaki rampalar bitmeyecek gibi gelmişti. Oldukça can yakıcıydı ama daha sonra çok daha zorlularını bitirebileceğimizi öğretti.
  • İnsan yolda yeme makinasına dönüşüyor. pedal çevirmekten bittiğinizde kuru üzümdeki şekerin kana ne kadar çabuk geçtiğini öğrendik.
  • Yolculuk bitikten sonra bisiklet turlarımız Adana’da devam etti. Torosları gezdik.